‘‘Grafik tasarımcılar hayallerinin peşinden koşan ve bu hayalleri gerçeğe dönüştürmek için çalışan renkli karıncalardır. ’’

Renkli karıncalarla başlayalım söze, ilk okuduğunuzda karıncanın absürtlüğünü yaşadığınızı tahmin ediyorum. Karıncalar çalışkanlıkları ile bilinir, zira grafik tasarımcıların ne kadar çalıştığını bilmeyen yoktur.

Hep grafik tasarımcılardan neler yaparlar, nasıl çalışırlar diye bahsettik onlara hiç ne bekliyorsunuz diye soru yöneltilmedi. Çünkü biz, bize birbirimizi anlatmayı seviyoruz. İşlerimizi, yoğunluklarımızdan bahsetmek aklımızdan uçup gidiyor.

Girizgah kısmından sonra renkli hayatlarına giriş yapalım. Grafik tasarımcıların gerçekten renkli hayatları, düşleri vardır. Yaptıkları işi iş olarak değil zevk alarak yaptıkları için bu denli başarı elde ederler. Şuan ki dönemde grafik tasarımcıların değeri daha çok anlaşılmaya başlandı. Globalleşmenin başında şirketler için grafik tasarımcıların pek bir anlamı yokken harikalar yaratması için peşlerinden koşmaya başlandı çoktan. Grafik tasarımcılar aslına bakılacak olursa pazarlama sektörü için daha da önem arz eder. Şöyle ki yapılan reklamlarda, kullanılan görsellerde ruh aktarımı grafik tasarımcılar ile tamamlanır. Ancak günümüze baktığımızda hala bir topluluk olarak seslerini duyamıyoruz. Bu kadar ihtiyacımız varken ön plana çıkmaları yerine sessizce işlerini tamamlamalarını bekliyoruz.

Hayal gücüne giden yolda neler etkili diye soracak olursanız bakmak ile görmek diye açıklayabilirim. Yani sanılanın aksine sadece bakmak yerine onlar görmeyi tercih ediyorlar. Grafik tasarımcıların bir kısmı bir deney ile müşterilerine bu işi nasıl başardıklarını açıklamışlar.

Yapılan deneyde yeni doğum yapan bir anneyi ele almışlar. Çocuğuyla geçirdiği 4 aylık dönem içerisinde 3 aşamadan oluşan bir deney gerçekleştirilmiş. Bu deney içerisinde ilk aşamasında çocuğunun olacağını öğrendiği anda duyduğu his yoğunluğu için 4 tane fotoğraf istenmiş. Daha sonrasında çocuğunu beklerken geçen 9 ay için 4 resim daha istenmiş. Son aşamada ise çocuğu dünyaya geldikten sonrası için son 4 fotoğraf alınmış. Toplam 12 fotoğraf ile son aşamada kadınla bir araya gelinmiş. Kadının his yoğunluğuna göre fotoğrafların iç içe geçerek bir görseli oluşturulmuş. Bu görselin oluşum aşamasında kadının hisleri not alınmış ve incelenmek için saklanmış. Aynı 12 fotoğrafı grafik tasarım öğrencisinden de istenmiş. Okuduğu dönem, işi öğrenme süreci ve kendinden emin hazırlanan fotoğraflar ile yine bir görsel oluşturulmuş ve bunun ruhunu anlatan kısım da not alınmış.

Sonuçlar karşılaştırıldığında uçuk bir örnek gibi gelebilir ancak his yoğunluğu, hayal gücü, bekleyiş ve birliktelik dönemlerinin birbirine benzerliği, işine duyulan sevginin önemi saptanmış.

Aynı zamanda kullanılan görseller birbirinden tamamen bağımsız olmasına rağmen görücüye çıkarıldığında ikisi de birbirinden güzel yorumlarla karşılanmış.

Garip bir durum lakin hislerle yoğunlaşan ve işine gerçekten bağlı grafik tasarımcıları anlamak için gayet başarılı bir örnek olarak kullanılabilecek bu deney sayesinde hani o buzdağının arkasında gizlenen büyük kitlenin yani grafik tasarımcıların değerini daha iyi anlayabilirsiniz.

Hayal gücü, renkli dünyaları ve işine olan bağlılıkları her zaman grafik tasarımcılarının en büyük dayanağıdır. Eğer sizde bir grafik tasarımcıysanız ve burum için kaygılarınız varsa korkmayın. Sizler iyi ki varsınız.

Dijimigde kalmaya devam edin ☺

Paylaş
Önceki içerikGİLT Akademi’17 Başlıyor!
Sonraki içerikGrafik Tasarımcıların Korkulu Müşterileri
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencisi. Araştırma ruhu ve pazarlamaya olan merakıyla çalışan, pazarlama stalkerı, Hazırladığı içerikler ile kendisi gibi meraklı pazarlamacı adaylarına yön vermek isteyen ve pazarlama bilimine gönül vermiş bir işletmeli adayı.

İlk sen yorum yap!

Cevap ver